B. Tarih
Türkiye Helsinki’de 9-10 Aralıkta yapılan Avrupa Birliği toplantısında, Avrupa Birliğine aday ülke olma hakkını kazanmıştır. Türkiye Avrupa Topluluğunun hazırlamış olduğu katılım ortaklığı metnini uyum sürecine girmiştir.
Türkiye 1960 yılından sonra planlı kalkınma modeline girmiş ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1963 yılında yürürlüğe girmiştir. 1996-2000 dönemini kapsayan Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2000 yılı sonu itibariyle sona ermiş ve 2001-2005 dönemini kapsayan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1 Ocak 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İlk kez bu plan ile birlikte 2023 yılı için de hedefler belirlenmiştir.
1980 yılında 11 Milyar USD olan ticaret hacmi, 1997 yılında 74,820 milyar USD, 1998 yılında 72,909 milyar USD, 1999 yılında 67,275 milyar USD olarak gerçekleşmiş ve 2000 yılında ise, 80 milyar USD düzeyinde gerçekleşmiş olacağı tahmin edilmektedir.
GSMH büyüme hızı 1997 yılında %8,3, 1998 yılında %3,9, 1999 yılında %-6,4 olarak gerçekleşmiş, 2000 yılında ise %6 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
Kişi başı milli gelir düzeyindeki gelişmeler ise şu şekilde olmuştur: 1998 yılında 3247 USD, 1999 yılında2912 USD, 2000 yılında 3060 USD.
E. Demografik Yapı
Türkiye nüfusu 1998 yılında 63,4 milyon, 1999 yılında 64,3 milyon, 2000 yılında ise 65,3 milyon olmuş; nüfus artış hızları ise aynı dönemlerde sırayla %1,52, %1,50 ve %1,50 olarak gerçekleşmiştir.
1950 yılında 0-18 yaş grubu nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %48,3 iken, uygulanan nüfus politikaları sonucu nüfus artış hızı giderek azalmış ve 2000 yılında bu oran %38,4’e gerilemiştir.
1997 yılında %0 22,2 olan kaba doğum hızı, 1998 yılında %0 21,1, 1999 yılında %0 21,6 ve 2000 yılında %0 21,5 olmuştur. 1997 yılında %0 6,9 olan kaba ölüm hızı, 1998 yılında %0 6,3, 1999 yılında %0 6,8 ve 2000 yılında %0 6,7 olmuştur.
2000 yılı Mayıs itibariyle yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının sayısı 1.180.420 olup, bunların aile üyeleri ile birlikte toplam sayısı 3.571.771’e ulaşmaktadır.
F. İşçi İşveren İlişkileri
1999 verilerine göre 23.356.000 olan toplam işgücünün %7.3’ü issizdir. Eğitimli gençler arasında issizlik, en çok kentsel yerlerde görülmektedir. Bu gençler arasında issizlik, toplamda % 28, erkeklerde %25, kadınlarda ise %33 olarak tahmin edilmiştir. Kırsal yerlerde bu oran erkeklerde % 19 düşerken, kadınlarda %38’e yükselmektedir.
Türkiye genelinde iş gücüne katılma oranı %48.7 olarak gerçekleşmiştir.Erkeklerde%70, kadınlarda % 27’dir.
Türkiye’de 8 milyon 839 bin kişitarım sektöründe istihdam edilmekte olup, bunların % 57’sini ücretsiz aile işçileri oluşturmaktadır. Tarımdaki ücretsiz aile işçilerinin %70’i kadın nüfustur.
8 Eylül 1999 tarihli 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu (SSK, Tarım İşçileri SSK,TC. ES Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar SSK Kanunu, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar SSK, ile İş Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanunlara Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesi, İşsizlik Sigortası Kurulması, Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanunun İki Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması İle Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun) ile tüm Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi çalışanların emeklilik yaşı erkekler için 60, kadınlar için 58’e çıkarılmıştır.Emekliliğe hak kazanmak için ise 25 yıl fiili prim ödeme şartı aranmaktadır.
TABLO 1.Sosyal Sigortalar Kurumu
31.01.2001 tarihi itibariyle
| TARIMDA KENDİ HESABINA ÇALIŞAN SOSYAL SİGORTALILAR |
KİŞİ SAYISI |
KAPSADIĞI TOPLAM NÜFUS İÇERİSİNDEKİ % |
| AKTİF SİGORTALI |
889.150 |
% 24.2 |
| MALÜLİYET AYLIĞI ALANLAR |
1.510 |
% 04 |
| YAŞLILIK AYLIĞI ALANLAR |
72.144 |
% 2 |
| HAK SAHİPLERİ (EŞ, ÇOCUK, ANA-BABA) |
2.654.921
52.133 |
% 72
% 1.4 |
| TOPLAM KAPSADIĞI NÜFUS |
3.669.858 |
100 |
TABLO 2. Bağ-Kur
31.01.2001 Tarihi itibariyle Bağ-Kur;
BAĞ-KUR KAPSAMINDA |
KİŞİ SAYISI |
KAPSADIĞI TOPLAM NÜFUS İÇERİSİNDEKİ % |
AKTİF SİGORTALI |
2.424.953 |
%16.1 |
YAŞLILIK |
670.319 |
%4.45 |
MALÜLİYET |
14.589 |
% 0.9 |
HAK SAHİPLERİ (EŞ, ÇOCUK, ANA-BABA) |
11.464.490
470.311 |
%75.43
%3.12 |
TOPLAM KAPSADIĞI NÜFUS |
15.043.762 |
100 |
8 Eylül 1999 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile Zorunlu İşsizlik Sigortası’na ilişkin kuralları ve uygulama esasları düzenlenmiş ve sigortalılara işsiz kalmaları halinde, Kanunla öngörülen ödeme ve hizmetlerin yerine getirilmesi amaçlanmıştır. Sigortalı işsizlere sağlanan ödeme ve hizmetler ise; işsizlik ödeneği, hastalık ve analık sigortası primleri, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimidir. İşsizlik Sigortası uygulaması 01.06.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
TABLO 3.Sosyal Sigortalar Kurumu
1999 Eylül ayı itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumu;
SSK KAPSAMINDA |
KİŞİ SAYISI |
KAPSADIĞI TOPLAM NÜFUS İÇERİSİNDEKİ % |
AKTİF SİGORTALI |
5.832.215 |
%18 |
| |
|
MALÜLİYET AYLIĞI ALANLAR |
107.274 |
|
%3 |
YAŞLILIK AYLIĞI ALANLAR |
2.106.088 |
%6.5 |
HAK SAHİPLERİ (EŞ, ÇOCUK, ANA-BABA) |
23.418.934 |
% 72.3 |
DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLAR |
935.464 |
%2.8 |
TOPLAM KAPSADIĞI NÜFUS |
32.400.055 |
100 |
1999 yılında 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile SSK’na göre sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün veya,
b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,
Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şarttır.
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunuyla yapılan yeni düzenlemelerle Emekli Sandığı Kanunu ile ilgili değişiklikler bölümünde, 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerdenkadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, emekli olurlar.
Ayrıca, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununda yapılan değişiklik ile iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş,2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar SSK ve25 tam yıl sigorta primi ödemiş olması, yaşlılık aylığından yararlanma koşuludur.
Kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılara da kısmi yaşlılık aylığı bağlanır.
TABLO 4.Emekli Sandığı
AKTİF SİGORTALI |
2.197.296 |
MALÜLİYET AYLIĞI ALANLAR |
27.735 |
MALÜLİYET AYLIĞI ALANLAR (EŞ, ÇOCUK, ANA-BABA) |
78.302 |
YAŞLILIK AYLIĞI ALANLAR (2022 SAYILI YASA KAPSAMINDA) |
951.717 |
TOPLAM EMEKLİ SAYISI |
820.767 |
EMEKLİ OLANLARIN (EŞ, ÇOCUK, ANA-BABA) |
376.131 |
G.İnsan Hakları
3. Mevcut Durumla İlgili Düşünceler
5 Ekim 2000 tarihinde 626 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı kurulmuş olup, bu kanunla ayrıca içinde STK Temsilcilerinin de bulunduğu bir danışma kurulu ve İnsan Hakları İhlallerini İnceleme Heyetlerinin oluşturulması da hükme bağlanmıştır.
13 Ekim 2000 tarihli Genelge ile Türkiye genelinde il ve ilçelerde İnsan Hakları Kurulları’nın kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu kurullar Vali ve Kaymakamların başkanlığında ilgili devlet kuruluşlarının temsilcileri ile STK temsilcilerinden oluşmaktadır.
II.TÜRKİYE’DEKİ ÇOCUK HAKLARININ HUKUKİ VE ÖRGÜTSEL YÖNLERİ
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde sosyal hizmetlerin ulusal düzeyde toplumun her kesimine daha etkin ve hızlı bir şekilde ulaştırılması amacıyla ilçelerde, merkeze uzaklıkları göz önünde bulundurularak sosyal hizmete ihtiyaç duyan kesimlerin yoğun olduğu yerlerde İlçe Sosyal Hizmet Müdürlükleri kurulmuştur. Halen 35 ilçede İlçe Sosyal Hizmetler Müdürlükleri aracılığı ile yerinden hizmetler yürütülmektedir.
A. Genel Uygulama Önlemleri
Türkiye’de Çocuk Hakları ile ilgili koordinatör kuruluş olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun bu görevini daha etkin yürütebilmesini sağlamak üzere, ilgili kamu kurumlarının en üst düzeyde temsil edildiği; “Çocuk Hakları İzleme ve Değerlendirme Üst ve Alt Kurulları” kurulmuştur.
T.C.Başbakanlık Genelgesi ile kurulan bu iki kurula gerektiğinde hükümet dışı kuruluşların temsilcileri ile bilim insanları da çağrılmaktadır.
2. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Desteklenmesi
Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ülkemiz tarafından imzalanmasının 10.yılı nedeniyle, sektörlerarası işbirliği ile 20 Kasım 1999 tarihinden 20 Kasım 2000 tarihine kadar devam eden “Çocuk Hakları Tanıtım Kampanyası”nın amacı, Çocuk Hakları Tanıtım Kampanyası amacı, Çocuk Hakları Sözleşmesiile ilgili duyarlılığın artırılması, çocuklara ilişkin soruların yerel ve genel düzeyde ele alınması ve olumlu gelişmelerin, örneklerin paylaşılıp yaygınlaştırılmasıdır. Özel olarak da güç koşullardaki çocukların sorunlarına dikkatlerin çekilmesidir.
Kampanyanın bu aşamasına farklı özellikteki çocukların aktif katılımı sağlanmıştır.
Bu kampanyanın sonucunda yine Cumhurbaşkanı’nın talimatı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu koordinatörlüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve UNICEF’in katkılarıyla 20-21 Nisan 2000 tarihinde Ulusal Çocuk Kongresi düzenlenmiştir.
Bu kampanya çerçevesinde düzenlenen Ulusal Çocuk Kongresi’nde sunulmak üzere, illerde çocuklara götürülen hizmetlerin, gereksinimlerinin, olumlu gelişmelerin, önerilerin değerlendirildiği İl Raporları ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, basın yayın kuruluşları, baro, meslek odaları, ticaret odaları ve bu alanda çalışmaları ile bilinen kişilerden oluşturulan komisyonlarca hazırlanmıştır.
Ayrıca, Çocuk Hakları Sözleşmesi 4 ana ilkesinden birisi olan çocuğun katılım hakkını kullanabilmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12., 13. maddelerinin hayata geçirilmesi doğrultusunda 81 ilde toplumun her kesimini temsilen eğitimine devam eden, çalıştırılan, özürlü, korunmaya muhtaç, kanunla ihtilafa düşen ve sokak çocuklarından oluşan komisyonlar “Çocuk Komitesi İl Raporlarını” hazırlamışlardır.
20-21 Nisan 2000 tarihlerinde gerçekleştirilen “Ulusal Çocuk Kongresi”nde “Çocuk Komitesi İl Raporları” ve “Yetişkin Komitesi İl Raporları” sunulmuştur.
Kongre’de hazırlanan ve ulusal düzeyde çocuklarımızın ve çocuklarımızla çalışan yetişkinlerimizin ortaya koyduğu 10 maddelik sonuç bildirgesinin kamuoyuna açıklanması ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’e arz edilmesi Çocuk Haklarının ülkemizde benimsenmesinin ve verilen önemin güçlü bir göstergesi olmuştur.
Ulusal Çocuk Kongresi sonrasında il ve Türkiye hedeflerinin düzenli olarak izlenmesi, 2000 yılı sonunda yapılacak değerlendirme toplantısına olumlu gelişmelerin yansıtılabilmesi için 81 ilden 2000 yılı hedeflerini içeren çalışma takvimleri istenmiştir. Böylelikle Çocuk Hakları Tanıtım Kampanyası ve Ulusal Çocuk Kongresi bünyesinde 81 ilde Çocuk Hakları ile ilgili çalışmalarına süreklilik kazandırılmıştır.
6-7 Ekim 2000’de gerçekleştirilen hazırlık Forumunda iller temsilcisi çocuklar, katılım hakkı kapsamında aile, okul, sağlık, medya ve yargı alt başlıklarını belirlemişlerdir.
20-21 Kasım 2000 tarihlerinde yine tüm illerin temsilcisi çocukların katılımı ile “Çocuk Forumu” gerçekleştirilmiş ve çocuklar hazırladıkları raporları 21 Kasım 2000 günü Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet SEZER’ e arz etmişlerdir.
Tanıtım kampanyası çerçevesinde Mayıs ve Haziran aylarında Türkiye’nin en büyük ili İstanbul’ da iki büyük organizasyon daha gerçekleştirilmiştir.
10-11 Mayıs 2000’de İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün öncülüğü ile Çocuk Hakları Konseyi toplanmış ve çocuklar hazırladıkları bildirgeyi, basın mensupları ile birlikte Çocuk Hakları Treni ile Ankara’ya getirerek TBMM’ ne sunmuşlardır.
26-27 Haziran 2001’ de ise İstanbul Valiliği ve İstanbul Çocukları Vakfı I.İstanbul Çocuk Kurultayı’nı toplamışlardır. Bu kurultay’ da, çocuklar, Hükümet Dışı Kuruluşlar, Üniversiteler, yerel ve kamu yönetimler ağırlıklı olarak İstanbul’ da çocuk sorunlarını, çözüm önerilerini ve projelerini tartışmışlardır. Bu çalışma 3 ayrı kitap haline getirilmiştir.
Türkiye’de çocukla ilgili yasaların ÇHS’ye uyumluluğunun değerlendirilmesi amacıyla “Türkiye Cumhuriyeti İlgili Yasaları ve Mevzuatı” çalışmaları ilgili sektörlerin işbirliği ile tamamlanmış ve basımı sağlanmıştır. Bu kapsamlı çalışma Türkiye’de geçerli ve ÇHS ile ilişkili olan bütün yasaları, mevzuatı ve Uluslararası Sözleşmeleri belgelemektedir.
Bu çalışmanın ÇHS’ nin Türkiye’deki uygulanmasında yol gösterici olacağı ve düzenli olarak güncelleştirilerek gelişmeleri yansıtması beklenmektedir.
Ayrıca, ÇHS’nin uygulanmasının ve gelişmelerin izlenmesine yönelik “Çocuk Hakları Sözleşmesi TC. Uygulama Denetim Listesi” SHÇEK Koordinatörlüğünde ilgili sektörlerle birlikte hazırlanmış ve basımı sağlanmıştır. Uygulama Denetim Listesi, çalışmalarla birlikte düzenli olarak güncelleştirilecek bir belgedir.
Çocuklara yönelik verilerin tek bir merkezde ve etkin bir şekilde toplanıp kullanımını sağlamak amacıyla, T.C. Hükümeti – UNICEF işbirliği 1997-2000 Ülke Programı’nda “Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Ulusal Faaliyet Planı’nın İzlenmesi” (Çocuk Bilgi Ağının Geliştirilmesi) Projesi” nde yer alan DİE Koordinatörlüğünde Çocuk Hakları Sözleşmesi İzleme Göstergeleri tespit edilmiş, geliştirilmiş ve çocuk ile ilgili verilerin derlenmesine başlanmıştır. Çocuk Bilgi Ağı (ÇBA) Projesi 2001-2005 döneminde devam ettirilecektir.Diğer yandan çocukların yaşatılması, geliştirilmesi ve korunmasında annenin birinci derecede etkin olması nedeniyle T.C. Hükümeti – UNICEF işbirliği 2001-2005 Ana Uygulama Planı’nda kadına ilişkin verilere de geniş ölçüde yer verilmesi ve verilerin CEDAW hükümleri ile ilişkilendirilmesi düşünülmüştür. Bu nedenle, mevcut olan Çocuk Bilgi Ağı Projesi 2001-2005 döneminde “Çocuk ve Kadın Bilgi Ağı” (ÇKBA) Projesi şeklinde tasarlanıp “Çocuk Bilgi Ağı” ve “Kadın Bilgi Ağı” adı altında iki alt veri tabanı şekline dönüştürülmüştür. Bununla Türkiye’de; Mevcut olan Çocuk Bilgi Ağı veri tabanını Çocuk ve Kadın Bilgi Ağı veri tabanı olarak yeniden düzenlenmesi, veri tabanında yer alan istatistiksel verilerin, çocuk, genç ve kadınlar içerisindeki alt hedef gruplarına yönelik olarak da düzenlenmesi, çocuk ve kadın olgusunun farklı boyutlarını ortaya koyacak bütüncül (composite) göstergelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
B. Çocuğun Tanımı
3. Hukuki Ehliyet Açısından Çocuğun Tanımı
“Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi” ülkemiz adına 9 Haziran 1999 tarihinde imzalanmış ve 18 Ocak 2001 tarih ve 4620 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunmuştur.
5. İş Mevzuatında Çocuğun Tanımı
182 sayılı İLO Sözleşmesi çerçevesinde “En Kötü Biçimde Çalışan Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Eylem Sözleşmesi” T.B.M.M.’de onaylanmıştır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde kamu sektörü ve sivil toplum kuruluşları işbirliği ile ILO/ IPEC programı kapsamında1 Eylül 2000 tarihinden itibaren "Türkiye’nin Batı Bölgesinde Seçilmiş Sektörlerde En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Projesi" uygulanmaktadır.
Projede, İzmir'deayakkabı, oto-tamir bakım, konfeksiyonmeslek dallarında 15 yaşının altındaki 1500 çocuğun eğitime yönlendirilmesihedeflenmektedir. Proje 2003 yılına kadar devam edecektir.
Çalışan Çocukların İlköğretime Kazandırılması, Devamı ve Eğitim Başarılarının Artırılması Projesi ILO ve MEB Arasındaki Protokolle Temmuz 2000 ayında başlatılmıştır. Pilot uygulama yapılan illerde mevcut durum araştırması başlatılmış formatörlerin eğitim çalışmaları sürdürülmektedir.
E. Aile Ortamı ve Alternatif Bakım
6. Aile Ortamından Yoksun Çocuklara Özel Yardım Ve Koruma Hizmetleri Temin Edilmesi (Madde 20)
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, korunmaya muhtaç çocuklara, çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, çocuk ve gençlik merkezleri, koruyucu aile, evlat edinme, gençlik evleri, sosyal yardım ve korunmaya muhtaç çocukların kamu kurumlarında işe yerleştirilmesi seçenekleri ile hizmet vermektedir.
2001 yılı itibari ile çocuk yuvalarının sayısı 81 , yetiştirme yurtlarının sayısı ise 98’e yükselmiştir. Yuva ve yurtlarda yaklaşık 17.000 çocuk ve genç korunmaktadır.
Çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarının fiziki koşulları hızla iyileştirilmekte ve ev ortamına dönüştürülmektedir. Ayrıca, çocukların okul başarılarının ve sosyal, sportif, kültürel etkinliklere katılımlarının artırılması için de etkin programlar uygulanmaktadır.
Korunma süreci, çocuğun-gencin durumuna göre 18 yaşından sonra da devam ettiği eğitim kurumuna göre 20-25 yaşına, kız çocuklarda ve özürlülerde ise gerektiğinde sınırsız olarak uzatılabilmektedir.
Yetiştirme yurtlarından ayrılan veya ayrılma çağına gelen gençler için gençlik evleri uygulaması da bulunmaktadır. Gençlik evlerinin sayısı 7’dir. Burada kalan gençler toplumsal yaşama uyum sağlayabilecekleri kısa sürelerde (6-8 ay) gibi kalmaktadır. Gerektiğinde gençler hakkında yapılan sosyal inceleme neticesindebu süre uzatılmaktadır.
Evlenen korunmaya muhtaç kız çocuklarına evlendirme yardımı yapılmaktadır.
18 ve daha yukarı yaşta korunma kararı kalkan gençler için, özel bir kanunla, kamu kurumlarında istihdam olanağı sağlanmaktadır. 3413 sayılı kanunla her yıl kamu kurum ve kuruluşlarında belirli bir oran dahilinde korunmaya muhtaç çocuklar işe yerleştirilmektedir. 1988’den 2001’e kadar 17.093 çocuk bu kapsamda işe yerleştirilmiştir.
Türkiye’de toplam nüfus içinde çocukların (0-18 yaş) oranı da göreceli olarak düşmektedir. 2001 nüfus verilerine göre 0-18 yaşları arasındaki nüfusun oranı %37.8’dir.
Sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklar sorunu Türkiye’nin gündemini yakından ilgilendirmekte ve çok yönlü çabalar sürmektedir.
Aile içi çatışmalar, ailelerin bakabileceklerinden daha çok çocuk sahibi olmaları, eğitim, kırdan kente ve büyük kentlere göç, aile içi ihmal-istismar-şiddet ve gelir bölüşümüne ilişkin sorunlar çocukların sokakta çalıştırılmasına veya yaşamasına neden olmaktadır.
Başta Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olmak üzere, Valilikler, Belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarında konu ile ilgili geniş bir duyarlılık oluşmuştur.
Kısa süre içerisinde sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklara yönelik yeni 20 merkez SHÇEK bünyesinde, Sivil Toplum Kuruluşları ve Valiliklerle işbirliği ile açılmıştır.
Yatılı ve gündüzlü çocuk ve gençlik merkezlerinde sokakta yaşayn/çalıştırılan çocuklar ve ailelerine yönelik danışma, eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir. Merkezler aracılığı ile sokakta yaşan/çalıştırılan çocuklar okula başlatılmakta, iş ve meslek programlarına alınmakta, ailesi yanına döndürülmekte, nüfusa kayıtları olmayanların kayıt işlemleri tamamlanmakta, beslenme ve sağlık sorunları çözümlenmektedir.
TABLO 5. Çocuk ve Gençlik Merkezinden Yararlanan Çocukların Dağılımı
2000 Ağustos ayı itibariyle;
Hizmetten Yararlanan Çocuk Sayısı |
Okula Başlatılan |
Okula Devam Eden |
Aile Yanına Dönen |
7416 |
444 |
581 |
550 |
İşe Yerleştirilen |
Sosyal Yardım Alan |
Korunma Altına Alınan |
Madde Bağımlılığı Tedavisi Alan |
200 |
457 |
33 |
56 |
İstanbul’dan başlayarak Valilikler çocukların çalıştırılmasını ve çocuklara alkollü maddeler ile uçucu maddelerin satılmasını engelleyen düzenlemeler yapıp, yürürlüğe koymuştur. Gönüllülerin de katılımı ile bu çalışmalar etkin olarak sürdürülmektedir.
Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Merkezi’ndeki çalışmalara Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) özel bir proje ile destek olmaktadır.
Yine Doğu Anadolu Bölgesi illerimizden Van İli’miz, Çaldıran İçesi’nde 6-15 yaş arası çocukların eğitim ve gelişimlerini desteklemek, günümüz teknolojisini öğrenip kullanmalarını, oyun, sanat ve bilimle tanışma ve buluşmalarını sağlamak, aynı zamanda ailelerin eğitim toplantıları, tiyatro, sinema, konferans, el becerisi kursları ve seminer vb. etkinlikler ile katılımlarını sağlayarak çocukların gelişimini destekleyici bakış açısı kazandırmayı hedefleyen “Çağdaş Çocuk Merkezi” 2001 Şubat ayında açılmıştır.
Depremin çocuk işçiliği üzerine etkilerine acil çözümler üreterek çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Yalova Valiliği'ninişbirliği ile gerçekleştirilen 1 Temmuz 2000 tarihinde başlayan "Marmara Deprem Bölgesinde yer alan Yalova'da Sokakta Çalışan Çocukların Rehabilitasyonu ve Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi" Projesi ile yine “Marmara Deprem Bölgesinde yer alan Gölcük ve Adapazarı’nda Sokakta Çalışan Çocukların Rehabilitasyonu ve Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Projesi” SHÇEK ve ILO işbirliği ile yürütülmektedir.
Güç Durumdaki Çocuklara Yönelik Uygulamalı Araştırma Projesi çerçevesinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) koordinatörlüğünde ve SHÇEK-DİE-UNICEF işbirliğinde Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar Katılımlı Eylem Araştırması gerçekleştirilmiştir. Alan uygulaması Aralık 1998 - Ocak 1999 tarihleri arasında yapılan araştırma, katılımcı eylem araştırma yönteminin tüm unsurlarını içermesi, kapsamı ve iller arası karşılaştırmayı olanaklı kılması açısından Türkiye’de sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara yönelik ilk uygulamadır ve 2001 sonu itibariyle bitmesi hedeflenmektedir.
TABLO 6.SHÇEK Bünyesinde Yürütülen Ayni-Nakdi Yardım Hizmeti Kapsamında; 2001 Yılı (Ocak – Mart) Dönemi Yardım Sürelerine Göre Kişi Sayısı
YARDIM ÇEŞİDİ |
KİŞİ SAYISI |
Geçici Nakdi Yardım |
46 |
6 Ay Süreli Nakdi Yardım |
2136 |
1 Yıl Süreli Nakdi Yardım |
2105 |
Uzun Süreli Nakdi Yardım |
2330 |
Yardımı Planlanmış Muhtemel Yardım Yapılacak Kişi |
1328 |
TOPLAM |
7945 |
2001 Yılı Ayni – Nakdi Yardım Bütçesi 2.5 Trilyon’dur.
1987 – 2000 yılları arasında ayni nakdi yardım yapılarak ailesi yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 54.504’dür.
SHÇEK Erken Çocukluk Gelişimi Destekleme Programı: SHÇEK 1999 ve 2000 yıllarında Erken Çocukluk Gelişimi alanında yeni bir modeli uygulamaya koymuştur. 1999’da 4 ilde 3000 çocuk ile başlatılan proje ile, 2000 yılında 13 ilde 10000 çocuğa ulaşılmıştır. Bir çocuk için 60 günlük süreli ve günlük 1.5 USD maliyetli proje, kentlerin dezavantajlı bölgelerindeki 5-6 yaş grubu çocukların yaşlarına uygun programlarla okula hazırlanmalarını, sağlık ve beslenmelerini, sosyal gelişimlerine katkıda bulunmayı, bu arada ailelerindeki çeşitli sorunları tespit ve çözümlemeyi de amaçlamaktadır.
Sevgi Zinciri Projesi: 0-6 yaş çocuk yuvasında bulunan korunmaya muhtaç çocukların bulundukları ortamdan belirli bir zaman diliminde uzaklaştıracak, farklı bir ortamda eğitim, bakım ve beslenmelerinin sağlanması, onların fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimlerine yardımcı olunması ve temel değer ve alışkanlıkları kazandırması amacı ile başlatılan “Sevgi Zinciri Projesi” devam etmektedir. Sevgi Zinciri Projesi ile çocuk yuvalarındaki 0-6 yaş grubu çocuklar kamu ve özel kreş ve gündüz bakımevi hizmetlerinden yararlandırılmaktadır.
Kreş yaşamı korunmaya muhtaç çocuğun çevresini genişleterek, ona pekçok değişik uyarılar sağlamaktadır. Ev çevresinden gelen çocuklar ve başka yetişkinlerden oluşan kreş ortamında yuvaya özgü tutum ve davranışlardan sıyrılarak daha olumlu davranışlar geliştirmeye yönelmekte, kreşte kazandığı olumlu tutum ve davranışları ile yuva ortamındaki diğer çocukları da etkilemektedir. 1999 ve 2000 yıllarında yaklaşık 400 çocuk bu hizmetten yararlanmıştır.
Uçurtmayı Vurmasınlar Projesi: SHÇEK ve Adalet Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu bulunan kadın mahkumların 0-12 yaş grubundaki çocuklarının cezaevi yaşamından bir ölçüde kurtarılması amacıyla, SHÇEK denetiminde faaliyet gösteren özel ve resmi kreş ve gündüz bakımevlerinde sağlanmaktadır. Söz konusu protokol çerçevesinde bugüne kadar, korunmaya muhtaç çocuklara yönelik projelerden Sevgi Zinciri’nde 353 çocuk, Uçurtmayı Vurmasınlar da 38 çocuk olumsuz koşullardan uzaklaştırılarak, olumlu tutum ve davranışların geliştirilmesi ve alternatif bakım hizmetlerinden yararlanmaları sağlanmıştır.
SHÇEK’e bağlı Toplum Merkezlerinin hizmetleri gelişerek sürmektedir. Son iki yılda toplum merkezlerinin sayısı 20 ilde 39’a ulaşmıştır. Toplum merkezlerinde yerel halkın katılımı ile sivil toplum kuruluşları ile işbirliğine özel önem verilmektedir.
Ülkemizde 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde Marmara Bölgesinde Düzce ve Bolu İllerinde iki büyük deprem yaşanmıştır. Depremi izleyen ilk saatlerde ilk kriz merkezleri bünyelerinde sosyal hizmet büroları oluşturulmuştur. Bölgedeki tüm personel bu çalışmalarda görevlendirilmiştir. Diğer illerden de yapılan görevlendirmelerle binin üzerinde meslek elemanı bölgeye ulaşmıştır.
Çadır kentlerin oluşmaya başlaması ile birlikte buralarda sosyal hizmet birimleri kurulmaya başlandı. Gereksinimler doğrultusunda düzenlenen bu merkezler; Toplum Merkezi, Sosyal Hizmet Büroları, KreşOyun ve Rehabilitasyon Merkezi, Psiko-Sosyal Danışma Merkezi, Gençlik Merkezi, Kır Kahvesi, Spor Merkezi, Çamaşır Yıkama Merkezi, Dikiş ve Elişi Atölyesi şeklinde düzenlenmiştir. 54 Geçici Yerleşim Biriminde 100’ün üzerinde bu tür merkezler açılmıştır. Bunların tamamı gönüllü kişi ve kuruluşların katkısı ile açılmış ve hizmet vermiştir. Bu merkezlerde yaşamın daha düzenli hale gelmesine yönelik toplum organizasyonu çalışmaları, sosyal hizmet gereksinimi olanların belirlenmesi ve yönlendirilmesi çalışmaları, sosyal-psikolojik ve fiziksel rehabilitasyon hizmetler yürütülmüştür. Bu merkezlerden günlük 2500 civarında çocuk ve genç yararlanmıştır. Depremde anne ve babasını kaybeden çocukların büyük bir kısmı yakınları yanında bakılmaktadır. Ancak bu çocukların durumlarının ve gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla 2547 çocuk belirlenmiş, bunların büyük kısmının durumları adreslerinde incelenmiş, gereksinim duydukları hizmetler ulaştırılmıştır. Deprem bölgesinde oluşturulan Çocuk ve Gençlik Merkezlerinde çocuklarımız kendileri masa üstü yayıncılık ve gazetecilikçalışmalarının bir örneği olan“Kıpır Kıpır” isimli gazeteyi düzenli olarak çıkarmışlardır. Yine Çocuk ve Gençlik Merkezlerinde sivil toplum örgütlerinin katılımıyla çocuk ve gençlik tiyatro grupları oluşturulmuştur.
MEB – UNICEF Marmara Depreminden Etkilenen Okullarda Psiko-Sosyal Destek Projesi’nin ilk aşamasında deprem bölgesinde bulunan 289 psikolojik danışman (rehber öğretmen) ve 8235 öğretmen, psikolojik destek hizmetleri kapsamında uygulanan “debriefing” den (psikolojik değerlendirme) geçmişlerdir.
7.Evlat Edinme (Madde 21):
1998-2000 yılı itibariyle, evlat edinen aile sayısı 1329’dur. Uluslararası evlat edinme hizmetinden yararlanan aile sayısı ise 27’dir.
F. Çocukların Temel Sağlığı ve Refahı
2. Hayatta Kalma ve Gelişme (Madde 6. Paragraf 2):
1998 yılı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması sonuçlarına göre, kadınların ortalama evlenme yaşı 19.5’tir. Kadınların %63.9’u doğum kontrol yöntemlerini kullanmaktadır. Toplam doğurganlık hızı 2.6 ve kaba doğum hızı binde 23’tür.
Araştırma bulgularına göre, bir yaşını doldurmadan ölen çocuk sayısının yüksek olduğu kırsal kesimde bebek ölüm hızı kentlerdekinden yaklaşık üçte bir oranında daha fazladır.
Her yıl yaklaşık 1.370.000 canlı doğumdan %72.5’i sağlık kurumlarında gerçekleşmektedir. Bir doktor veya eğitimli sağlık personelinin yardımı ile gerçekleşen doğumların oranı %81’dir.
Bebek ölüm hızı bir düşüş eğilimi göstermekle birlikte, henüz istenen düzeye ulaşamamıştır. Yukarıda anılan 1998 yılı araştırma sonuçlarına göre, ortalama bebek ölüm hızı her bin canlı doğumda 42.7 olup, bu rakamın bazı bölgelerde binde 60’a yükseldiği görülmektedir. Bebek ölümlerinin binde 25.8’i genellikle doğumdan sonraki ilk dört hafta ve binde 52.1’i ilk beş yıl içinde meydana gelmektedir. Bu ölümlerin %82’sinin bir yaşından önce meydana geldiği unutulmamalıdır. Çocuk ölümlerinin yaklaşık %60’ı önlenebilir hastalıklarla meydana gelmektedir. Çocukları yaşatmak ve sağlıklarını korumak için uygulanan özel sağlık programlarına rağmen sistem ve alt yapı yetersizlikleri ve personel hareketliliğinden kaynaklanan sorunlar istenen sonuçların elde edilmesini önlemektedir. 12-23 aylık çocukların %64.7’si yaygınlaştırılmış aşılama programı kapsamında aşılanmıştır; ancak, bu oran ülkenin doğusunda %40.6’ya düşmektedir. Bu rakamlar hala çok sayıda bebeğin önlenebilir hastalıklardan korunamadığını göstermektedir. Bebek ölümlerinin diğer iki önemli nedeni ise akut solunum yolu enfeksiyonu ve ishaldir.
3. Özürlü Çocuklar(Madde 23):
Ülkemizde kesin olarak bilinmemekle birlikte, dünyadaki oranlara dayanarak 7.5 milyon özürlü bireyin olduğu ve bunların da 3 milyonunun çocuk olduğu tahmin edilmektedir. Son yıllarda özürlü bireylere götürülen hizmetlerde olumlu gelişmeler görülmektedir. Başbakanlığa bağlı Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın kurulmasının yanı sıra, belirli yasalarda değişikliğe gidilmesi, eğitim, istihdam rehabilitasyon, ulaşılabilirlik, mimari engellerin kaldırılması hususlarında önemli değişiklikler yapılmıştır.
Sosyal Sigortalar Kurumu ile Emekli Sandığı bünyesinde sosyal güvenlik kapsamında olan kişilerin, bakmakla yükümlü oldukları özürlü çocuklarının özel ve resmi rehabilitasyon merkezlerindeki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmaları neticesinde tahakkuk edecek ücret bu kurumlar tarafından karşılanmaktadır. Ödenecek ücretin miktarı ve şekli her yıl bütçe uygulama talimatı ile belirlenmektedir. Emekli olanların çocukları da bu haktan yararlandırılmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim okul ve kurumlar ile özel eğitime destek sağlayan kurumlar şunlardır.
1. Rehberlik ve araştırma merkezi
2. Okul Rehberlik vePsikolojik Danışma Hizmetleri Servisi
3. Resmi ve özel ilköğretim, ortaöğretim kurumları
4. Yatılı özel eğitim okulları
5. Gündüzlü özel eğitim okulları
6. Meslek okulları ve mesleki eğitim merkezleri
Bu okul ve kurumlarda; görme, işitme, fiziksel (ortopedik) engellilere, sokakta çalışan çocuklara, dil ve konuşma, öğrenme, uyum güçlüğü olanlara uzun süre hasta ve hastanede yatan çocuklar ile üstün ve özel yeteneklilere eğitim ve eğitsel rehabilitasyon hizmetleri götürülmektedir.
Tablo 7. 2000-2001 Öğretim Yılında Özel Eğitimde Okul, Öğrenci Ve Öğretmen Sayıları
Okul Türü |
Okul Kurum Sayısı |
Öğrenci Sayısı |
Öğretmen Sayısı |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Özel Eğitim Okulu Bünyesinde Ana Sınıfı |
30 |
313 |
183 |
130 |
22 |
İşitme Engelliler İlköğretim |
47 |
6 308 |
3 816 |
2 492 |
897 |
Görme Engelliler İlköğretim |
14 |
1 105 |
705 |
400 |
286 |
Ortopedik Engelliler İlköğretim Okulu |
5 |
195 |
140 |
55 |
40 |
Zihinsel Engelliler İlköğretim Okulu |
39 |
2 071 |
1 394 |
677 |
330 |
İşitme Engelliler Çok Programlı Liseler |
8 |
783 |
560 |
223 |
54 |
Ortopedik Engelliler Meslek Lisesi |
2 |
83 |
67 |
16 |
18 |
Örgün Eğitim Toplamı |
145 |
10 858 |
6 865 |
3 993 |
1 647 |
Eğitim-Uygulama Okulu |
69 |
3 613 |
2 452 |
1 161 |
592 |
Meslekî Eğitim Merkezi |
45 |
1 255 |
935 |
320 |
304 |
İş Eğitim Merkezi |
70 |
314 |
242 |
72 |
34 |
Bilim ve Sanat Merkezi |
8 |
115 |
56 |
59 |
26 |
Yaygın Eğitim Toplamı |
192 |
5 297 |
3 685 |
1 612 |
956 |
Genel Toplam |
337 |
16 155 |
10 550 |
5 605 |
2 603 |
Kaynak: MEB Araştırma, Plânlama Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
Not: Sayısal veriler 1 Ekim 2000 tarihi itibarıyla alınan geçici bilgilerdir.
2000-2001 öğretim yılında; 337özel eğitim okul vekurumlarında, 16.155 öğrenci öğrenim görmekte, 2.603 öğretmen görev yapmaktadır.
Eğitim ile İlgili Yasalarda Özel Eğitim
1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu
Madde- 8Özel eğitime ve korunmaya ihtiyacı olan çocukları yetiştirmek için özel önlemler alınır.
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu
Madde-12Zorunlu ilköğrenim çağında bulundukları halde, zihnen, bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan özürlü olan çocukların özel eğitim ve öğrenim görmeleri sağlanır.
3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu
Madde 39- Millî Eğitim Bakanlığı özel eğitime muhtaç kişilere iş hayatında geçerliliği olan görevlere hazırlayıcı özel meslek kursları düzenler. Kursların düzenlenmesinde ve uygulanmasında bu bireylerin ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri dikkate alınır. Kursa katılanlar kursa devam ettikleri sürece bu Yasanın çırak ve öğrencilere verdiği haklardan yararlanırlar.
625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu
Gerçek ve tüzel kişiler özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim-öğretimleri için uygun olarak özel okul veya kurum açabilirler.
Bu noktadan hareketle özel eğitim gerektiren bireylerin eğitiminde 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede;
Erken çocukluk dönemi eğitimi geliştirilerek, bu eğitiminde ailelerin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, okulöncesi eğitim özel eğitim gerektiren çocuklar için zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır.
· Aile eğitimi önem kazanmakta, ailelerin eğitim sürecine aktif katılımlarını sağlayacak tedbirler alınmaktadır. Ailelere verilecek eğitimin nerede, ne zaman nasıl yapılacağı konusunda temel kriterler belirlenerek; aile eğitimi ve aileye danışmanlık hizmetlerinin verilmesine ilişkin yükümler açık bir şekilde yer almaktadır.
· Kaynaştırma uygulamaları özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim performansları dikkate alınarak amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, bu bireylerin sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan diğer bireylerle birlikte eğitilmelerine öncelikle önem verilmektedir. Ayrıştırma yoluyla eğitim ise, kaynaştırma yoluyla eğitime kaynaklık edecek ve kaynaştırma uygulamalarının fırsat verecek bir düzenleme içinde ele alınmaktadır.
Yaygın eğitimde özel eğitimin temel ilkeleri doğrultusunda farklı konu ve sürelerde temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak iş ve mesleğe hazırlamak amacıyla; özel eğitim gerektiren bireyler için yaygın eğitim programları hazırlanmakta ve bu programlardan aileler ve yakın çevreleri de yararlanmaktadır.
Kaynaştırma Eğitimi
Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre kaynaştırma eğitimi yarı zamanlı ve tam zamanlı olarak yapılmaktadır.
Madde –70 /a Kaynaştırma; özel eğitim gerektiren bireylerin, yetersizliği olmayan akranları ile birlikteeğitim –öğretimlerini resmi ve özel okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan, destek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarıdır. Kaynaştırma uygulamaları yapılan okullarda, sınıf mevcutlarının okulöncesi eğitim kurumlarında 14, ilköğretim kurumlarında 30 öğrenciyi aşmamasına dikkat edilir. Özel eğitim gerektiren öğrenciler her sınıfa eşit olarak dağıtılır, bir sınıfta yetersizliği aynı olan en fazla iki öğrenci uygulamaya katılır. 2000-2001 öğretim yılında 6.849 okulda 23.915 öğrenci kaynaştırma eğitimi uygulamaları kapsamında eğitim görmektedir.
Özel Sınıflar
2000-2001 öğretim yılında 614 özel eğitim sınıfında 6.862 öğrenci öğrenim görmektedir.
(a) Görme Engelli Çocukların Eğitimi
2000-2001 öğretim yılında 14 görme engelliler ilköğretim okulunda 1.105 öğrenci öğrenim görmekte 286 öğretmen görev yapmaktadır.
(b) İşitme Engelli Çocukların Eğitimi
2000-2001 öğretim yılında 55 işitme engelliler ilköğretim okulu ve işitme engelliler çok programlı lisesinde 7.091 öğrenci öğrenim görmekte 951 öğretmen görev yapmaktadır.
( c) Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Eğitimi
2000-2001 öğretim yılında 39 işitme engelliler ilköğretim okulunda 2.071 öğrenci öğrenim görmekte 330 öğretmen görev yapmaktadır.
(d) Fiziksel (Ortopedik) Engelli Çocukların Eğitimi
2000-2001 öğretim yılında 7 ortopedik engelliler ilköğretim okulu ve ortopedik engelliler çok programlı lisesinde 278 öğrenci öğrenim görmekte 58 öğretmen görev yapmaktadır.
(e) Uzun Süre Hasta ve Hastanede Yatan Çocukların Eğitimi
2000-2001 öğretim yılında 27 hastane ilköğretim okulunda 56 öğrenci öğrenim görmektedir.
(f) Üstün ve Özel Yetenekli Çocukların Eğitimi
İlköğretim ve ortaöğretim çağındaki üstün ve özel yetenekli öğrencilerin bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla “bilim ve sanat merkezleri” pilot proje kapsamında 9 ilde açılmış, 6 ilde eğitime başlanmış 3 ilde ise alt yapı çalışmaları sürmektedir.
(g) Uyum Güçlüğü Olan Çocukların Eğitimi
Bu çocuklar özel eğitim önlemleri alınarak normal okullarda kaynaştırma uygulamalarına devam etmektedirler. Otistik çocukların eğitiminde eğitim modellerini geliştirmek ve uygun görülenleri yaygınlaştırmak için otistik çocuklar merkezi açılmıştır.
Bu çocuklar özel eğitim önlemleri alınarak normal okullarda kaynaştırma uygulamalarına devam etmektedirler. Bu çocukların eğitiminde, eğitim modelleri geliştirmek amacıyla “umut çocukları ilköğretim okulu” açılmıştır.
(h) Aile Eğitimi
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Servisleri (Aile Eğitimi)
Örgün ve yaygın eğitim kurumlarına devam eden bireylere rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri götürmek üzere eğitim-öğretim kurumlarında kurulan bu servisler kurumlarındaki özel eğitim gerektiren bireylere de eğitim ihtiyaçları ve özelliklerine göre bu hizmetleri sunar. 2000-2001 öğretim yılında 5.009 okul rehberlik bürolarında 5.350 psikolojik danışman (rehber öğretmen) görev yapmaktadır.
Ayrıca, Resmi ve özel okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim okulları ile yaygın eğitim kurumları, kendi çevrelerindeki özel eğitim gerektiren bireylere özel eğitim hizmetleri sağlamakla yükümlüdürler.
SHÇEK’e bağlı toplum merkezinde; hizmet verdiği yerleşim bölgesindeki gereksinimler doğrultusunda, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı artırarak birey, aile ve toplumun gelişmesi, katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla çeşitli programlar uygulanmaktadır. (Anne Çocuk Eğitimi Programı, Ana Baba Okulu, Aile İçi Etkileşimi Güçlendirme Projesi, Eğitim Toplantıları, Rehberlik ve Danışmanlık hizmetleri vb.)
(i) Rehberlik Çalışması
SHÇEK’e bağlı toplum merkezlerinde özürlüler ve özürlü ailelerine yönelik projeler uygulanmakta ve rehberlik çalışmaları yapılmaktadır.
Rehberlik ve araştırma merkezleri, eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini düzenlemek koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak, izlemek ve değerlendirmek üzere kurulmuştur. 2000 yılında 108 rehberlik ve araştırma merkezi bulunmaktadır. Bu merkezler; özel eğitim gerektiren bireyleri belirler, inceler, tanılar, yerleştirilebilecekleri en uygun eğitim ortamını önerir ve destek eğitim ile rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunar.
4. Sağlık Hizmetlerinin Hukuki Dayanağı (Madde 24) :
Halen uygulanmakta olan sağlık sisteminde, hamilelik döneminde sağlık bakım hizmetlerinden yararlanan hamile kadınların oranının %68.5 olduğu belirlenmiştir.
Türkiye’de 5 yaşını doldurmamış çocuklarda ölüm hızı %052.1’dir.
(a) Sağlık Hizmetlerinin Uygulanması (Madde 24) :
1998 yılında yayımlanan yemeklik tuz tebliği ile bütün sofralık tuzların iyotlanması zorunlu hale getirilmiştir.
Sağlık Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ile yapılan işbirliği sonucunda 1999 yılında yeni doğmuş bebeklerin %54.3’ü fenilketönüri taramasından geçirilmiştir.
6. Çocuk Bakım Hizmetleri ve Olanakları (Madde 18., Paragraf 3) :
Ekonomik gücü yeterli olmayan ailelerin çocuklarının bakımları Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri İle Özel Çocuk Klüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik’in 27.maddesi doğrultusunda ücretsiz bakım hizmetinden yararlandırılırlar. Bu hakkın kullanımında %5 ücretsiz kontenjandan yararlanılır.
TABLO 8. Kreş ve Gündüz Bakımevlerinde Bakılan Çocuklar
|
SAYI |
BAKILAN ÇOCUK |
ÜCRETSİZ BAKIM |
KAPASİTE |
SHÇEK KREŞ ve GÜNDÜZ BAKIMEVİ |
17 |
1102 |
105 |
2323 |
ÖZEL KREŞ ve GÜNDÜZ BAKIMEVİ |
1171 |
28.298 |
704 |
51.773 |
SHÇEK’e bağlı 39 toplum merkezinde; okul öncesi ve 6-18 yaş çocuklarına yönelik çeşitli çalışmalar (ana okulu, kütüphane hizmetleri, eğitimi destekleme kursları, beceri geliştirmeye yönelik kurslar vb.) yapılmaktadır.
Bu hizmetler verilirken bir arada yaşama, üretme, paylaşma, dayanışma, yardımlaşma alışkanlıklarını mahalleli olma bilincini geliştirmek hedeflenmektedir.
G. Eğitim, Boş Zaman ve Kültürel Etkinlikler (Madde 28)
1.Türk Milli Eğitim Sistemi
(a) Eğitim İlkeleri ve Amaçları (Madde 29):
2000-2001 öğretim yılında; Bakanlığa bağlı resmî ve özel yaklaşık 60 binörgün ve yaygın eğitim kurumunda; 228 bin okulöncesi eğitim, 10.2 milyonu ilköğretim, 2,1 milyonu ortaöğretim, 1,5 milyonu yükseköğretim, 3.1 milyonu yaygın eğitim olmak üzere 17 milyonun üzerinde öğrenci öğrenim görmektedir.
TABLO 9. 2000-2001 Öğretim Yılında Eğitim Kademelerine Göre Sayısal Durum
Eğitim Kademesi |
Okul-Sınıf
Sayısı |
Öğrenci Sayısı |
Öğretmen Sayısı |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Okulöncesi Eğitim |
8 996 |
228 503 |
120 428 |
108 075 |
12 265 |
Resmî |
8 297 |
212 272 |
111 906 |
100 366 |
10 901 |
Özel |
699 |
16 231 |
8 522 |
7 709 |
1 364 |
İlköğretim |
36 047 |
10 289 233 |
5 520 004 |
4 769 229 |
345 001 |
Resmî |
35 329 |
10 102 965 |
5 417 126 |
4 685 839 |
330 811 |
Özel |
718 |
186 268 |
102 878 |
83 390 |
14 190 |
Ortaöğretim |
5 967 |
2 128 957 |
1 240 579 |
888 378 |
134 815 |
Resmî |
5 485 |
2 070 899 |
1 208 386 |
862 513 |
126 216 |
Özel |
482 |
58 058 |
32 193 |
25 865 |
8 599 |
Genel Ortaöğretim |
2 746 |
1 324 083 |
727 315 |
596 768 |
71 344 |
Resmî |
2 289 |
1 267 480 |
696 107 |
571 373 |
62 875 |
Özel |
457 |
56 603 |
31 208 |
25 395 |
8 469 |
Meslekî - Teknik Ortaöğretim |
3 221 |
804 874 |
513 264 |
291 610 |
63 471 |
Resmî |
3 196 |
803 419 |
512 279 |
291 140 |
63 341 |
Özel |
25 |
1 455 |
985 |
470 |
130 |
ÖRGÜN EĞİTİM TOPLAMI |
51 010 |
12 646 693 |
6 881 011 |
5 765 682 |
492 081 |
Resmî |
49 111 |
12 386 136 |
6 737 418 |
5 648 718 |
467 928 |
Özel |
1 899 |
260 557 |
143 593 |
116 964 |
24 153 |
YAYGIN EĞİTİM TOPLAMI |
6 975 |
3 173 841 |
1 801 330 |
1 372 511 |
51 196 |
GENEL TOPLAM |
57 985 |
15 820 534 |
8 682 341 |
7 138 193 |
543 277 |
Kaynak : MEB Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
Not: Sayısal veriler 1 Ekim 2000 tarihi itibarıyla alınangeçici bilgilerdir.
TABLO 10.Eğitimde Sayısal Gelişmeler
Eğitim Kademeleri |
1995-1996 |
1999-2000 |
2000-2005 (1) |
Öğrenci Sayısı (‘000) |
Okullaşma Oranı (%) |
Öğrenci Sayısı (‘000) |
Okullaşma Oranı (%) |
Öğrenci Sayısı (‘000) |
Okullaşma Oranı (%) |
Okulöncesi Eğitim |
199 |
7,7 |
252 |
9,8 |
690 |
25,0 |
İlköğretim |
9 564 |
89,8 |
10 053 |
97,6 |
10 328 |
100,0 |
Ortaöğretim |
2 223 |
55,0 |
2 444 |
59,4 |
2 886 |
75,0 |
GenelOrtaöğretim |
1 277 |
31,6 |
1 506 |
36,6 |
1 539 |
40,0 |
Mesleki - Teknik Ortaöğretim |
946 |
23,4 |
938 |
22,8 |
1 346 |
35,0 |
Yükseköğretim (*) |
1 226 |
23,8 |
1 492 |
27,8 |
2 002 |
37,3 |
Örgün Öğretim |
766 |
14,9 |
1 006 |
18,7 |
1 519 |
28,3 |
Açık Öğretim |
460 |
8,9 |
486 |
9,1 |
483 |
9,0 |
Kaynak: Devlet Plânlama Teşkilâtı
(*)Yüksek Lisans öğrencileri dahil. (1) Hedef.
1999-2000 öğretim yılında okullaşma oranları, okulöncesi eğitimde yüzde 9.8’e, ilköğretimde yüzde 97.6’ya, yüzde 22.8'i mesleki teknik ortaöğretimde ve yüzde 36.6’sı genel ortaöğretimde olmak üzere ortaöğretimde yüzde 59.4’e, yükseköğretimde ise yüzde 18.7'si örgün öğretimde olmak üzere toplam yüzde 27.8'e ulaşmıştır.
Eğitimdeki sayısal gelişmeler, eğitimde kalitenin artırılabilmesine yönelik olarak yeni okul anlayışı ve modelini de beraberinde getirmiştir. Bu yeni okul anlayışı ve modeli öğrenci merkezli, herkesin eğitime katılımıyla sürekli kendini yenileyen, gelişen okul yapısını öngörmektedir. Bu değişen ve gelişen okul yapısı ''planlı okul gelişimi'' modeliyle sürekli kılınmaktadır. Bu modelin okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında uygulanması ve yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Eğitim Bölgeleri uygulaması da yeni okul anlayışının sonucudur. Eğitim bölgesi uygulamasıyla eğitim sisteminde demokrasi ve katılımcılık sağlanacaktır. Eğitim bölgeleri uygulamasıyla eğitim kurumları birbirini tamamlayacak ve bir bütün oluşturacaktır. Türkiye genelinde 1.899 eğitim bölgesi oluşturulmuş ve bu eğitim bölgelerinde oluşturulan kurullar çalışmalarına başlamıştır.
b.Temel Eğitim Kurumları
(i) Okulöncesi Eğitim
2000-2001 öğretim yılında; Bakanlığa bağlı 8.996 okulöncesi eğitim kurumunda 228.503 öğrenci öğrenim görmekte, 12.265 öğretmen görev yapmaktadır.
TABLO 11. 2000-2001 Öğretim Yılında Okulöncesi Eğitimde Okul, Öğrenci VeÖğretmen Sayıları
Okul Türü |
Okul Sınıf Sayısı |
Öğrenci Sayısı |
Öğretmen Sayısı |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Anaokulları Toplamı |
563 |
33 066 |
17 479 |
15 587 |
2 101 |
Resmî Bağımsız Anaokulu |
301 |
26 365 |
14 005 |
12 360 |
1 398 |
Özel Anaokulları |
262 |
6 701 |
3 474 |
3 227 |
703 |
Ana Sınıfları Toplamı |
8 433 |
195 437 |
102 949 |
92 488 |
10 164 |
Resmî Okullar Bünyesinde Ana Sınıfları |
7 996 |
185 907 |
97 901 |
88 006 |
9 503 |
Özel Okullar Bünyesinde Ana Sınıfları |
437 |
9 530 |
5 048 |
4 482 |
661 |
Genel Toplam |
8 996 |
228 503 |
120 428 |
108 075 |
12 265 |
Kaynak : MEB Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
Not: 1. Sayısal veriler 1 Ekim 2000 tarihi itibarıyla alınan geçici bilgilerdir.
(ii) İlköğretim
2000-2001 öğretim yılında; 36.047 okulda 10.289.233 öğrenci öğrenim görmekte, 345.001 öğretmen görev yapmaktadır. İlköğretimde okulların ve öğrencilerin yüzde 98’i, öğretmenlerin ise yüzde 96’sı resmî niteliktedir.
Tablo 12. 2000-2001 Öğretim Yılında İlköğretimde Okul, Öğrenci Ve Öğretmen Sayıları
Okul Türü |
Okul Sayısı |
Öğrenci Sayısı |
Öğretmen Sayısı |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Resmiİlköğretim Okulları |
35 329 |
10 102 965 |
5 417 126 |
4 685 839 |
330 811 |
Özel İlköğretim Okulları |
718 |
186 268 |
102 878 |
83 390 |
14 190 |
Genel Toplam |
36 047 |
10 289 233 |
5 520 004 |
4 769 229 |
345 001 |
Kaynak : MEB Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
Not: Sayısal veriler 1 Ekim 2000 tarihi itibarıyla alınan geçici bilgilerdir.
Türkiye genelinde 4306 sayılı Yasa ile 1997-1998 öğretim yılından itibaren zorunlu eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır. Yapılan yasal düzenlemelerin yaşama geçirilebilmesi ve etkili bir biçimde uygulanabilmesi için 4306 sayılı Yasayı izleyen günlerde, ilköğretimde çağdaş bir eğitim düzeni kurmayı amaçlayan Eğitimde Çağı Yakalama 2000 Projesi uygulamaya konulmuştur. Belirlenen hedef ve politikalar doğrultusunda öğrenci sayısındaki artış oranları da dikkate alınarak program, öğretim materyalleri, yapı-tesis, donatım, taşımalı ilköğretim, yatılı ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim okullarında plânlama çalışmaları yapılmıştır. Bunlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır.
Sekiz yıllık ilköğretim ile birlikte ilköğretim okullarında yer alan dersler ve bunların süreleri, öğretim programları, ders kitapları yeniden düzenlenmiş ve
- 1.2. ve 3. sınıflara “Bireysel ve Toplu Etkinlikler” dersi,
- 4. ve 5. sınıflara Yabancı Dil ( İngilizce, Almanca, Fransızca) dersi,
- 6. ve 8. sınıflara “Trafik ve İlk Yardım” dersi,
- 7. ve 8. sınıflara “Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi” dersi,
- 4-8. sınıflara (drama, bilgisayar, güzel konuşma ve yazma, ikinci yabancı dil, turizm, tarım ve yerel el sanatları) Seçmeli dersler uygulamaya konulmuştur.
Belirli koşulları taşıyan okulöncesi eğitim kurumları ile ilköğretim okullarında yabancı dil eğitimine istekli 5 ve 6 yaş grubundaki çocuklar ile ilköğretim okulları 1.,2. ve 3. sınıflarındaki öğrencilerin yabancı dil öğretim etkinliklerinde bulunmaları sağlanmıştır.
1999-2000 öğretim yılında okutulacak öğretim materyalleri, öğrenci merkezli bir anlayışla öğrenci ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı olarak yeniden hazırlanmıştır.
Dar gelirli ailelerin çocuklarına; ders kitaplarından 1999-2000 öğretim yılında 8 trilyon 697 milyar lira, 2000-2001 öğretim yılında 5 trilyon tutarında ücretsiz olarak dağıtılmıştır.
Zorunlu öğrenim çağında bulunan çocukların okullaşması yönünden hızlı bir gelişme sağlamak için yurt genelinde taşıma merkezli okulların sayıları artırılarak bu uygulamanın yaygınlaştırılmasına yönelik olarak 2000-2001 öğretim yılında 602.643 öğrenci 5.051 okula taşınmaktadır. Bu öğrencilerin öğle yemekleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Sosyal Yardım Projesiyledar gelirli ailelerin ilköğretimde okuyan çocuklarının okul giysileri, ders kitapları ve kırtasiye gereksinmeleri devlet tarafından karşılanmaktadırKırsal kesimde okulu bulunmayan köy ve köy altı yerleşim birimlerinde bulunan çağ nüfusu ile yoksul ailelerin çocuklarına ilköğretim hizmetlerini götürebilmek amacıyla yatılı ve pansiyonlu ilköğretim okulların yapımına hız verilmiştir. Bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin her türlü giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır.
2000-2001 öğretim yılında 246 yatılı ilköğretim bölge okulunda (YİBO) 130.666 öğrenci; 205 pansiyonlu ilköğretim okulunda (PİO) 122.758 öğrenci öğrenim görmektedir.
Zorunlu eğitim süresinin sekiz yıla çıkarılmasıyla birlikte eğitimin çağdaş ölçütlere uygun ve niteliklibiçimde sunulması yönünde alınan kararlar sonucunda; Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Plânı ve Eğitimde Çağı Yakalama 2000 Projesi’nde belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi amacıyla, 1997 yılında3 yıllık alt yapı yatırım plânlaması yapılmıştır. Plân hedeflerine bağlı olarak 2000 yılına kadar derslik başına düşen öğrenci sayısının aşamalı olarak 30’a çekilebilmesi için yaklaşık olarak 148 bin yeni dersliğe gereksinim olduğu belirlenmiştir. 1997 yılından 2000 yılına kadar geçen süreçte 83.843 dersliğin yapımı tamamlanmıştır.
Dünya Bankasından sağlanan kredi ile 2.802 ilköğretim okuluna 3.188 bilgi teknolojisi ( BT) sınıfı kurulmuştur. 3.000 ilköğretim okuluna ve 5.000 kırsal kesim okuluna dahaBT sınıfı götürülmesi çalışmaları sürdürülmektedir. (sayfa 49)
(iii) Orta öğretim
Ortaöğretim, genel ve mesleki-teknik ortaöğretim olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel ortaöğretim kapsamında; lise, Anadolu lisesi, fen lisesi, Anadolu güzel sanatlar lisesi ve Anadolu öğretmen liseleri olmak üzere 5 farklı okul türü bulunmaktadır. Meslekî-teknik ortaöğretim kapsamında ise,kız teknik, erkek teknik, ticaret ve turizm, din öğretimi, özel eğitim, özel öğretim ve sağlık meslek liseleri olmak üzere yedi grupta toplanmaktadır.
Bunların yanı sıra nüfusu az ve dağınık olan ve Millî Eğitim Bakanlığınca uygun görülen yerlerde, ortaöğretimin, genel ve meslekî-teknik öğretim programlarını bir yönetim altında uygulayan çok programlı liseler açılabilmektedir. Mesleki ve teknik ortaöğretimde,yükseköğretime hazırlamanın yanında gereksinim duyulan nitelikli insan ihtiyacını karşılayabilmek, yükseköğretimdeki yığılmaları önlemek amacıyla iş ve meslek alanlarına eleman yetiştirilmektedir.
TABLO 13. 2000-2001 Öğretim Yılında Ortaöğretimde Sayısal Durum
Okul Türü |
Okul Sayısı |
Öğrenci Sayısı |
Öğretmen Sayısı |
Toplam |
Erkek |
Kız |
Genel Ortaöğretim |
2 746 |
1 324 083 |
727 315 |
596 768 |
71 344 |
Resmî |
2 289 |
1 267 480 |
696 107 |
571 373 |
62 875 |
Özel |
457 |
56 603 |
31 208 |
25 395 |
8 469 |
Meslekî ve Teknik Ortaöğretim |
3 221 |
804 874 |
513 264 |
291 610 |
63 471 |
Resmî |
3 196 |
803 419 |
512 279 |
291 140 |
63 341 |
Özel |
25 |
1 455 |
985 |
470 |
130 |
Genel Toplam |
5 967 |
2 128 957 |
1 240 579 |
888 378 |
134 815 |
Kaynak: MEB Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı
Not: Sayısal veriler 1 Ekim 2000 tarihi itibarıyla alınangeçici bilgilerdir.
2000-2001 öğretim yılında; 5.967 ortaöğretim kurumunda 2.128.957öğrenci öğrenim görmekte, 134.815 öğretmen görev yapmaktadır.
(iv) Yükseköğretim
2000-2001 öğretim yılında 73 üniversite bünyesinde 556 fakülte, 216 yüksek okul, 277 enstitü ve 404 meslek yüksek okulu bulunmaktadır. Üniversitelere öğretim elemanı yetiştirmek amacıyla 2000-2001 öğretim yılında yurt dışında resmi burslu statüde öğrenim görenlerin sayısı; lisans düzeyinde 25, lisans üstü düzeyde 986 olmak üzere toplam 1.011’dir.
Yurt içinde öğrenim gören yüksek öğrenim öğrencilerin büyük bir çoğunluğuna Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (Yurt-Kur) tarafından Öğrenim ve Katkı (Harç) kredileri yardımı yapılmakta, öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yurt hizmeti verilmektedir. Öğrencilere verilmekte olan aylık öğrenci kredisi ve kredi tahsis kontenjanları her yıl artırılmakta, daha çok sayıda öğrencinin bu olanaklardan yararlanması sağlanmaktadır. 274.677 öğrenci öğrenim kredisi, 326.189 öğrenci katkı kredisialmaktadır.
Beslenme, sağlık, rehberlik ve danışma hizmetleri sosyal kültürel ve sportif faaliyetlerle desteklenen yurt hizmetinden ise 92.496’sı kız, 83.065’i erkek olmak üzer |