SHÇEK Teftiş Kurulu
T.C.
B
A Ş B A K A N L I K
SOSYAL
HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU
10 EKİM 2001
Hukuk
Müşavirliği
SAYI : B.02.1.SÇE.0.61.00.00.HM/2001-5263
KONU : Çocuk hakları
GENELGE
2001/017
Bilindiği
gibi çocukların savunmasız konumları nedeniyle özel bir duyarlığa ve korunmaya
muhtaç olduklarından hareketle bunu teyid etmek, çocuğa ilk elde bakım ve koruma
sağlamak, çocuğun yasal açıdan özel olarak korunması, çocuğun haklarının
güvenceye alınmasında uluslararası işbirliğinin sağlanması amacıyla Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi 27 Ocak
1995 tarih ve 22184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak iç hukuk kuralına
dönüşmüş, sözleşmenin ulusal düzeyde izlenmesi ve gerekli eşgüdüm
çalışmalarının yürütülmesine ilişkin görevler Başbakanlığın 2000/14 sayılı
genelgesi gereği Genel Müdürlüğümüze verilmiştir.
Sözleşmenin
1.maddesinde; “Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha
erken yaşta reşit olma durumu hariç on
sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.”
Sözleşmenin
3.maddesinde; “Çocukla ilgili bütün girişimlerde çocuğun yüksek yararının tüm
olarak gözetileceği, ana babaların ya da sorumluluk taşıyan diğer kişilerin bu
sorumluluğu yerine getiremedikleri takdirde, Devletin, çocuğa yeterli dikkat ve
desteği göstereceği”; sözleşmenin 4.maddesinde, “Taraf devletlerin bu
sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari
ve diğer önlemleri alacağı” ifade edilerek, devletin sözleşmede yer alan
hakların uygulanması için bütün imkanlarını kullanması gereği belirtilmiştir.
Sözleşmenin
12.maddesinde; “Çocuğun, görüşlerini serbestçe ifade etme, kendisini
ilgilendiren herhangi bir konu ya da işlem sırasında görüşlerinin dikkate
alınmasını isteme hakkına sahip olduğu; bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi
bir adli ve idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya
da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatının, ulusal yasanın usule
ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa özellikle sağlanacağı” hüküm altına
alınmış olup;
Sözleşmenin
40.maddesinde; “Yasalara aykırı iş yapan çocuğun saygınlık ve değer anlayışını
geliştiren, yaş durumunu gözeten ve toplumla yeniden bütünleşmesini hedefleyen
tarzda muamele görme hakkına sahip olduğu, çocuğa temel güvencelerin yanı sıra
savunması için hukuki ve diğer her türlü yardımın sağlanacağı mümkün olan
her durumda” adli kovuşturmadan kaçınılması gereğinden bahisle (40
madde) özellikle “Haklarındaki suçlamalardan kendilerinin hemen ve doğrudan
doğruya; ya da uygun düşen durumlarda ana-babaları ya da yasal vasileri kanalı
ile haberli kılınmak ve savunmalarının hazırlanıp sunulmasında gerekli yasal ya
da uygun olan başka yardımdan yararlanmak;
(40-İİİ)-
Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde adli ya da başkaca
uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle çocuğun yaşı ve durumu gözönüne
alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına aykırı olduğu saptanmadığı
sürece ana-babası veya yasal vasisi de hazır bulundurularak yasaya uygun
biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin karara bağlanması” hüküm
altına alınmıştır.
Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun
25.maddesinde “Küçüklerin duruşması mutlaka gizli olur. Hüküm dahi gizli tefhim
olunur.
Mahkemenin
izniyle yargılamanın her safhasında küçüğün müdafii, velisi, vasisi, sosyal
hizmet alanlarında faaliyet gösteren resmi ve gönüllü kuruluşların
temsilcileri, Çocuk Mahkemeleri nezdinde görevlendirilmiş bulunan sosyal hizmet
uzmanları veya yardımcıları ile pedagog, psikolog, psikiyatr veya araştırma ya
da gözetimle görevli sair kimseler hazır bulunabilirler.” hükmü amir hüküm olarak yer almaktadır.
Genel
Müdürlüğümüz merkez ve taşra birimleri ile açılma izni verilen Özel Sosyal
Hizmet Kuruluşlarının denetimleri Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılmaktadır.
04 Aralık
1999 tarihinde yürürlüğe giren 4483 sayılı Yasa gereğince kamu görevlileri
hakkında soruşturma izni verilip verilmemesi açısından ön inceleme
yapılmaktadır.
Maddi
hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin gerçekleşmesi için yapılan disiplin
soruşturması ve ön inceleme safhalarında olayların özelliğine göre gerek suç
isnat edilen kişi, gerek mağdur, gerekse tanık olarak 18 yaşından küçük
çocukların ifadelerine başvurulması hem sözleşme hükümleri uygulanarak çocuğun
kendi ile ilgili olan sorun veya konu hakkında görüş bildirebilmesi, hem de
çocuğun korunabilmesi ve hakikatin ortaya çıkması için gerekli olabilmektedir.
Bu durumda
yukarıda açıklandığı ve Çocuk Hakları Sözleşmesi ile taahhüt altına girmiş
olduğumuz üzere “çocuğa tanınan hakların uygulanmasında yasal, idari ve diğer
önlemlerin alınması amacıyla ve Çocuk Mahkemeleri Usulü Yasası ile uyumun
sağlanması ve sözleşmenin diğer ilgili hükümlerinin (12.mad.,40.mad) uygulamaya
geçirilmesi açısından gerek Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturmalar
ve ön incelemeler, gerekse illerde Muhakkik sıfatı ile yapılan ön incelemeler
ve disiplin soruşturmalarında çocuğun bilgisine başvurulurken (İfadesi
alınırken) öncelikle gizlilik esasına uyulması;
İfade alınırken çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir
temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatının (Madde 12.2)
sağlanması bağlamında;
Kendisinin
yüksek yararına aykırı olduğu saptanmadığı sürece; ve olayın niteliğinin
gerektirdiği mecburiyet dışında çocuğun veli veya vasisinin, sosyal hizmet
uzmanı, psikolog, çocuk gelişimcisi ve eğiticisi ve öğretmen gibi meslek
elemanlarının bulundurulması;
Soruşturmanın
özelliğine göre bu elemanların soruşturmaya konu kuruluş dışından da
seçilebileceği;
hususlarında
bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim.
Hasan GEMİCİ
Devlet
Bakanı
1.Huk.Müş. : A.VAN HET HOF
Tef.Kur.Başk.:
N.YILMAZ
Gen.Müd. : M.ÖZDAL
se