30 Haziran 1921 tarihinde Ankara’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin ilk çalışması, Mareşal Fevzi Çakmak’ın kuruma telgraf çekmesi üzerine başlamıştır. Cepheden gönderilen binbeşyüz çocuk Ankara’da evlere yerleştirilip misafir edilmiş, daha sonra Hacı Bayram Caddesinde küçük bir çocuk misafirhanesi açılmıştır. Korunmaya muhtaç çocuk sayısındaki artışlar üzerine, 1925 yılında Keçiören’de bir anakucağı açılarak yatılı bakım hizmeti verilmeye başlanılmıştır.
Himaye-i Etfal Cemiyeti yayınlarında; ana kucağı, yetimlerevi ve şefkat yuvası aynı anlama gelip tüm bu isimler daha sonra çocuk yuvası olarak kullanılmaya başlamıştır. Cemiyetin 1933 yılı verilerine göre Ankara ve Diyarbekir’de anakucağı, Çanakkale, Edirne ve Adana’da yetimlerevi, Artvin, İzmir, Giresun, Tokat, Kars, Biga, Lapseki, Reşadiye, Ödemiş, Adana ve Balıkesir’de şefkat yurdu bulunduğu belirtilmektedir.
Himaye-i Etfal Cemiyetinin yayınlamış olduğu kongre raporlarında Anakucakları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. 1932 yılında yayınlanan raporda yapılan çalışmalar ve durum şu şekilde özetlenmiştir:
Ana Kucağı Müessesemiz 1930 senesinde 90 kimsesiz çocuğa bakmak suretiyle hayatlarının daha ilk günlerinde zaruret ve ölüme terk edilmiş olan bu yavruları kurtarmıştır. Görülen zaruret üzerine bu müessesemizde altmış çocuk daha alabilecek ikinci bir paviyon yaptırılarak her gün artmakta olan ihtiyaçlardan bir kısmının tehvini çaresi temin edilmiştir. Mevcuda ilaveten 929 da yaptırılan birinci paviyonda olduğu gibi bu ikinci paviyon asri bir çocuk müessesesinin istilzam ettiği fenni ve sıhhi tertibata havi bulunmaktadır.
Buna rağmen müessesemizin bütün maaş ve masrafları dahil olmak üzere bir çocuk için günde isabet eden para (90) kuruştur. Bu miktar diğer memleketlerdeki sarfiyata nisbetle iki üç misli noksandır. Bütçemizin vaziyeti daima nazarı dikkate alınarak müessesedeki çocuklara asgari masrafla tam kalori verilmeye çalışılmaktadır.
Ana kucağına kabul edilmek için vaki müracaatları çokluğu ve müessesenin çok dolmuş olması dolayisile yardım talebileumum merkezimize müracaat eden fakir dul annelere kimsesiz çocukları ücretle bakma usulü tatbik edilmiştir. Bu suretle 1930 da himayeye muhtaç ve kimsesiz 20 kadar çocuk fakir ailelere yerleştirilmiş ve 20 anneye de bilvasıta yardım edilmiştir. (1932- HEC)
Rapordan da anlaşılacağı üzere cemiyetin açmış olduğu anakucağı hemen dolmuştur. Anakucağında yeni bölümler açılmasına karşın ülkede yaşanan sosyo-ekonomik sıkıntılar nedeniyle korunmaya muhtaç çocuk sayısı hızla artmaktadır. Cemiyet anakucağında çocukların sağlıklı bir şekilde yetişmelerini sağlamak amacıyla kalori gereksinimlerini dikkate alarak yemeklerini çıkarmaktadır. Burada dikkat edilecek bir diğer konu ise, 20 çocuğun fakir ailelere yerleştirilerek hem çocuğun bakımının sağlanması, hem de çocuğa bakan aileye yardım yapılarak iki yönlü bir çalışmanın yürütülmesidir. Yapılan bu koruyucu aile çalışması sosyal hizmet tarihinin ilkleri arasında sayılabilir.
İncelediğimiz ikinci kaynakta; kavramlar yerine daha da oturmaktadır. Cemiyet aynı bakım türünün değişik isimlerle adlandırılmasını önlemek amacıyla Anakucağı isminin kullanılmasını önermekte ve yatı mekteplerini kaldırılması ile yaşanan zorlukları dile getirmektedir.
Çocukların geceli gündüzlü kaldıkları Yetimevleri, Şefkat Yuvası isimlerini taşıyan yerleri Anakucağı ismi altında zikretmek muvafık olur.
Anakucaklarının takip ettikleri gaye süt çağından itibaren kimsesiz ve bakıma muhtaç yavruları mektep çağına kadar bakmak ve sonra leyli mekteplere devir etmektir. Geçen seneye kadar bu devir muamelesi tamam olmamakla beraber kısmen temin edilebiliyordu. Yatı mekteplerinin ilgası münasebetiyle bu sene muvaffakiyet hasıl olamadı. Bu çocukları hayata bırakabilmek için ilk tahsil kadar himaye etmek mecburiyetinde bulunuyoruz. Bu vaziyet süt çağında bulunan muhtaç çocukları müesseselerimize almaktan bizi men etmekte, bu suretle küçük çocuklar için yapılmış olan tesisatımız büyük çocuklara kafi gelmemesi yüzünden bizi müşkül bir vaziyete sokmaktadır. Tahsil çağına gelmiş çocuklarımızı mekteplerine almak suretiyle Maarif Vekaletinin bu müşkül vaziyetimize çaresaz olmasını temenni ederiz.
Anakucaklarının büyüğü Keçiörendeki müessesedir. Kadrosu 150 çocukludur. (HEC-1934)
Himaye-i Etfal Cemiyetinin 1934-1935 yıllarını kapsayan İş Raporunda Ana kucaklarının büyük yaş grubu çocukları bir yere gönderememeleri nedeniyle yığılmaların meydana geldiği, çözüm için Devlet’in yardımlarının gerektiği vurgulanmaktadır. Bu raporda ülke düzeyinde 3 ana kucağı, 11 şefkat yurdu, 3 yetimlerevi bulunduğu belirtilmiştir. Raporda ana kucağı çalışmaları aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.
Bu müesseselere köylerde ana ve babasını süt çağında iken kaybetmiş, kendisini koruyacak akrabası olmayan çocuklarla, şehirlerde ana ve babadan mahrum kalmış yoksul süt çocukları alınmaktaydı. Gayeleri bu gibi çocukları ölümden korumak, bakıma muhtaç çocukları sürünmekten kurtarmak, bunları mektep çağına kadar bakarak 7 yaşından sonra yatı mekteplerine devretmektir. Bu devir işi 1931 yılına kadar kısmen temin edilebiliyordu. Şehir yatı mekteplerinin kalkması dolayısıyle müessesemizde 7 yaşına gelen çocuklar, yerleştirilecek yer buluncaya kadar, müessesemizde alıkonularak en yakın mektepte okutulmaktadır. Bunun için yaşı ilerlemiş 36 çocuk yerlerini kimsesiz terk edecekleri yerde müessesede ilk mektebe devam etmektedir. Bunların sayısı her yıl artmaktadır. Bunlar, müessesemize alınması zaruri olan süt çocuklarını almak imkanını çok daralttığı gibi küçük çocuklar için kurulmuş olan tesisatımızın yetişmiş çocuklara kafi gelmemesi yüzünden Kurumu güç bir vaziyete sokmaktadır.
Köylerden ve uzak kasabalardan Ana kucağına alınmak için şube ve merkezlerimize resmi makamlardan gönderilen öksüz süt çocuklarının günden güne çoğalmakta olması yetişmiş çocukların başka müesseselere yerleştirilmesi, yahut müessesemizin bu vaziyete göre genişletilmesi için bizden hiç yardımını esirgemeyen Hükümetimizden rica etmek mecburiyetini duymaya başladık. (TÇEK-1936)
1936 yılında "İzmir Karşıyaka Anakucağı’nı Gezelim" başlığı altında bir röportaj yayınlanmıştır. Daha önce belirttiğimiz gibi Cemiyet önce Ankara ve Diyarbakır’da daha sonra İzmir’de Ana kucağı açmıştır.
Rıza Uygun’un röportajında; “ Anakucağı 1932 de açılmıştı, şimdiye kadar 3 bina değiştirilmiştir. En rahat ve güzeli olanı burasıdır. Kucağa 4 ila 7 yaş arası çocuklar alınmaktadır. Burasını Çocuk Esirgeme Kurumu idare etmektedir. İki sınıfımız ve 60 öğrencimiz vardır. İşimiz, ufak çocukları şimdiden arkadaşlarını sevdirmek ve tanıtmak ve zekalarını açmaktır”denilerek ana kucağında okul öncesi eğitim çalışmaları yapıldığı vurgulanmaktadır.
1938-1939 Yılları İş Raporunda; 1937 yılında 3 ana kucağı, 15 şefkat yurdu, 3 yetimlerevi, 1939 yılında 3 ana kucağı, 18 şefkat yurdu, 4 yetimlerevi bulunduğu belirtilmektedir.
Belirtilen iş raporunda; İlişik olarak takdim ettiğimiz broşürde Ankaradaki müessesemiz hakkında izahat arzedilmiş olduğundan burada tekrarından içtinab edilmiştir. Yalnız şunu arzedelim ki Keçiörendeki Anakucağı müessesemizi Reisicumhur Hazretleri Kurumumuza göndermiş olduğu iltifatnamede Çocuk Yuvası ismiyle ifade buyurmuş olduklarından Anakucağı ismini Çocuk Yuvası ismine tahvil ettik. (TÇEK-1940) denilerek isim değişikliğinin gerekçesi ortaya konulmuştur.
Daha sonra 1940-1941 yıllarını kapsayan iş raporunda; Çocuk Yuvaları (Yetimevleri- Şefkat yurdları) sayısı 31 olarak gösterilmiştir. (TÇEK-1942)
Özetlemek gerekirse Himaye-i Etfal Cemiyeti genel merkezi ve şubelerince korunmaya muhtaç çocuklara yönelik olarak açılan kuruluşlar; ana kucağı, şefkat yuvası, yetimevleri olarak adlandırılmıştır. Cumhurbaşkanlığınca kuruma gönderilen yazı ile değişik isimlerle anılan bakım kuruluşları tek isim altında toplanarak “ Çocuk Yuvası” olarak adlandırmaya başlanılmıştır.
KAYNAKÇA;
UYGUN, Rıza (1936), "İzmir Karşıyaka Anakucağını Gezelim" Çocuk, Çocuk Esirgeme Kurumu, Sayı 14, 15.12.1936, Ankara
Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti Umumi Merkezi (1932) Dokuzuncu ve Onuncu Seneler Umumi Kongarasına Taktim Edilen 1930-1931 Seneleri Mesai Raporu, Yenigün Matbaası, Ankara.
Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti Umumi Merkezi (1934) 1932-1933 Seneleri Onbirinci ve Onikinci Seneler Umumi Kongrasına Verilen Mesai Raporu, Hakimiyeti Milliye Matbaası, Ankara.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Merkezi (1936), Onüçüncü ve Ondördüncü Yıllar 1934-1935 İş Raporu, Başvekalet Matbaası, Ankara.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Umumi Merkezi (1940), Onyedinci ve Onsekizinci Yıllar 1938-1939 İş Raporu, Ankara Devlet Matbaası, Ankara.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Umumi Merkezi (1942) Ondokuzuncu ve Yirminci Yıllar 1940-1941 İş Raporu, Başvekalet Devlet Matbaası, Ankara.
|