30 Haziran 1921 tarihinde Ankara'da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti, aile, kadın, çocuk alanında bir çok çalışmayı başlatmıştır. Dönemin Devlet büyüklerinin manevi ve halın gönüllü katkılarıyla her geçen gün büyüyerek hizmetlerini sürdüren Çocuk Esirgeme Kurumunun, 1961 yılında kısa bir süreyle Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca atanan idare heyetince yönetilmesi kararı alınmıştır.
1980 yılına gelindiğinde Kurum ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlamıştır. Dönemin Genel Başkanı Ali Rıza Zorluoğlu, 30. Genel Kongre (9-10 Mayıs 1980) Genel Kurul Toplantısında kurumun yaşadığı darboğazı şu şekilde özetlemiştir. " Bu güne kadar Devletimize yük olmadan bu şerefli görevi rahat yürüttük; ama bir yerde tıkandık, bunun kusuru da bizim değil. Bozulan memleket ekonomisi bizi bu duruma soktu. İnşallah düzelecektir. Düzelinceye kadar Devletimize müracaat etmek zorunluluğu doğmuştur. Sayın Başbakana müracaat ettim. Olumlu karşılamış olmakla beraber, kesin bir cevap alamadığım için sizlere müjde haberi veremiyorum. Eğer bir aksilik çıkarsa izleyeceğimiz yolu burada, bu mukaddes çatı altında tespit edeceğiz. Sizlerden alacağım görüşleri aynen hep beraber uygulayacağız. Nasrettin Hoca'nın dediği gibi Biz biliriz yapacağımızı"
Bu sözlerin üzerinden uzun bir süre geçmeden askeri bir darbe sonucu, ülke yönetimine el konulmuş ve Çocuk Esirgeme Kurumunun kapanış süreci başlamıştır. Kurumun kapanışına yol açan olaylar yazılı kaynaklarda aşağıdaki şekilde yer almıştır.
Hasan Cemal'in 12 Eylül Günlüğü, Tank Sesleriyle Uyanmak isimli eserinde Dönemin Devlet Başkanı ve Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren'in Atatürk Çocuk Yuvasına yaptığı baskın şu şekilde aktarılmaktadır.
"Bir Baskın Perşembe, 12 Şubat
Hasan Bey, 13,45'te odama fotoğraf da çekebilecek bir muhabir gönderebilir misiniz ?
Hay hay !
Mahiyeti nedir acaba Albayım ?
Söyleyemem, kim gelecek.
Erbil Tuşalp, Albayım
Tam 13,45'te unutmayın Hasan Bey...
İkiye doğru Erbil'den bir telefon sesi; sesi heyecanlı çıkıyor;
Hasan, önemli bir şey var. Bizi, beş gazete ve TRT'yi Evren Paşa bir yere götürecekmiş...
İstanbul'a ikinci bir teleks daha. Karışıyor ortalık.
Ne oluyor ?
Yanıtı Cüneyt veriyor az sonra. Alaylı bir sesle:
Ne mi oluyor? Evren Paşa, Keçiören Çocuk Yurduna baskın yapıyor.."
Basına yansıyan bu olayın , ayrıntılarını almak amacıyla, dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren'e bir mektupla başvurdum. Sayın Evren, konuyla ilgili görüşlerini Kenan Evren'in Anıları isimli kitabının II. Cildinde yayınladığını belirtti. 1991 yılında yayınlanan anılarda, Çocuk Esirgeme ile ilgili bölüm şu şekilde yer almaktadır.
" Bir hafta önce, yakın bir tarihe kadar Ankara'da Amerikan Yardım Kurulu Başkanı olup, kısa bir süre önce Napoli'deki NATO Komutanlığı Kurmay Başkanlığına atanan Amerikan Korgenerali Thomson'un eşinden bir mektup aldım.
Bayan Thomson Ankara'da iken Keçiören'deki Atatürk Yetiştirme Yurdunda gönüllü olarak çalışmış ve bu arada iki çocuğu da evlat edinmiş. Mektubunda, bu yurdun feci halini anlatıyor ve aldığı iki çocuğun ilk günkü fotoğrafları ile şimdiki fotoğraflarını gönderiyor.
Mektubu okuyunca çok üzüldüm. Bu yurda ani olarak gidip hakikaten durumun anlatıldığı gibi olup olmadığını öğrenmek istedim.
Bugün yanıma televizyon ve basın mensuplarını alarak yurda baskın yaptım. Gördüklerim mektup da anlatılanlardan da feci idi. Bu denetleme sonunda yurt müdürünü görevden aldırdım. Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürünü de değiştirttim ve yurdun en kısa zamanda istediğim şekle sokulmasını istedim. Ankara Garnizon Komutanına da emir vererek birçok işlerin asker marifetiyle yapılmasını sağladım.
İşte ilk çocuk yuvasıyla, yetiştirme yurtlarına el atışım böyle başladı. Her gittiğim şehirde bu yuvaları ve yurtları denetlemeyi bir görev saydım.
12 Eylülden evvel gazetelerde bu yurtlarda cereyan eden çirkin olayları, ırza tecavüzleri okur ve üzülürdüm. Bayan Thomson'un yazdığı bu mektup benim bu konuda harekete geçmemi sağladı ve böylece bütün Türkiye sathındaki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları mükemmel hale geldi."
Her iki kitaptan aktarıldığı gibi Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun kapatılması adım adım gerçekleşmiştir. Tüm bu olayların sonunda Milli Güvenlik Kurulunun 51 nolu kararı yayınlanmıştır.
5 Mayıs 1981 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan 51 Nolu Milli Güvenlik Kurulu Kararında ;
" 1. Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun Tüzüğü gereğince kurulmuş bulunan genel merkezi, il merkezleri, ilçelerdeki şubeleri ile bucak ve köylerdeki kolları feshedilmiştir.
2. Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun feshedilmiş örgütleri yeniden oluşturuluncaya kadar, Kurumun bütün hizmetleri ve görevleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca teşkil edilecek heyetler veya atanacak kişiler tarafından yürütülür. Feshedilen örgütlerde başarılı hizmet vermiş yöneticilerin yeniden görevlendirilmesi mümkündür.
3. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Kurum hizmetlerinin amacına uygun ve verimli bir şekilde yapılabilmesi için tüzük değişikliği hazırlığı da dahil olmak üzere her türlü tedbiri alır ve kurumu ilgili Bakanlık Müfettişlerine teftiş ettirebilir, Mahalli Sıkıyönetim Komutanlıkları ve Valilikler ile işbirliği yapar.
Adı geçen Bakanlık en kısa zamanda bu Kurumun organlarının tüzük hükümlerine göre oluşturularak faydalı hizmetler vermesini sağlar ." ibaresi yer almıştır.
24. 05. l983 tarihinde kabul edilen, 27.05.l983 tarih ve 18059 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ile Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu tarihe karışarak, kamu tüzel kişiliği olan katma bütçeli bir kuruluş haline getirilmiştir.
"Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yayım tarihinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğünce işletilen veya yatırım programlarında yer alıp halen inşaatları sürdürülen kreş ve gündüz bakımevleri, huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri; Devlet Yatırım programları çerçevesinde yaptırılmış bulunan ya da Kanun yürürlüğe girdiği tarihte inşa edilmekte olan çocuk bakım ve yetiştirme yurtları; İl Korunmaya Muhtaç Çocuklar Koruma Birlikleri ve bunlara bağlı çocuk bakım ve yetiştirme yurtları ile her türlü kuruluşları; varlığı sona erdirilen Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu'nun Genel Merkezi, İl Merkezi, bağımsız şube, şube, bağımsız kol ve kollarına ait tüm büro, kuruluş ve işletmeleri; bunların döner sermayeleri; tüm taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları ile Kuruma devrolunur."
Geçici Madde gereğince Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun kuruluşlarının yönetimi Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına geçmiştir. Çocuk Esirgeme Kurumunda görev yapan çalışanların intibakları yapılarak, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına geçirilerek memur olarak görevlerini sürdürmeleri sağlanmıştır.
1991 Yılında çıkarılan Kanun Hükmünde bir kararname ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Başbakanlığa bağlı olarak hizmetlerini sürdürmeğe başlamıştır. " Madde 5 - (Değişik: 24/1/1989 - KHK 356/1 md.; Değiştirilerek kabul: 14/3/1991 - 3703/1 md.)
Dördüncü maddede belirtilen genel esaslar içinde bu Kanunla verilen görevleri yapmak üzere Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu ile Başbakanlığa bağlı kamu tüzelkişiliğine sahip katma bütçeli Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatı Ankara´dadır."
Başbakanlığa bağlanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü halen 81 ilde taşra teşkilatını kurmuş ve korunmaya muhtaç; aile, çocuk, genç, özürlü, yaşlı ve topluma hizmetlerini sürdürmektedir. |