Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumunun gelir getirici etkinliklerden birisi Eşya piyangolarıdır. Eşya piyangoları her şube tarafından bağımsız olarak yürütülmüştür. Her piyangonun düzenlenmesi sırasında bir tertip komitesi kurulmuş, bu komite yerel kaynaklardan çeşitli eşyalar toplayarak piyangonun zenginleştirilmesine çalışmıştır. Belirli bir dönemde gümrüklere terk edilen malzemeler Çocuk Esirgeme Kurumuna verilmiş olup, bunların içinden uygun görülenler eşya piyangolarına konulmuştur. 152 Sayılı Kanun ile gümrüklerde kalan eşyaların satılması ve piyangolara konulması yasaklanmıştır. Bunun üzerine Çocuk Esirgeme Kurumunun düzenlemiş olduğu eşya piyangolarında gelir düşüşleri yaşanmıştır.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu gerek ülkemizde gerekse yurt dışında eşya piyangoları ve müsamereler kanalıyla önemli gelirler elde etmiştir. Kurum eşya piyangolarının nasıl düzenleneceği konusunda şubelere rehberlik yaparak, piyango düzenlemelerinin sistematik ve halkın güvenini kazanabilmesi için izlenecek yol konusunda yayınlar yapmıştır. Kurumun kaynaklarında; "Kol ve merkezlerin topladıkları yardımlar arasında eşya da bulunabilir. Bu eşyanın satılarak paraya tahvili daima beklenen miktar ve faideyi vermez. Göze görünen ve değeri olan eşyaya evlerle dükkanlardan teberru suretiyle toplanacak eşya da ilave edilerek Merkez ve Kol menfaatine kıymetli eşya piyangosu tertip olunabilir. Piyangoların verdikleri gelir, iyi tertip ve idare edilmek, zamanı iyi seçilmek şartıyla, ehemmiyetli olur. Bu sebeple Merkez ve Kol heyetleri bu gelir vasıtasını muayyen zamanlarda ve yılda bir kere kullanmalıdır.
Kıymetli eşya piyangosu tertibi için idare heyetinin vereceği karar tespit edildikten sonra mahallin en yüksek amirine müracaatla muvafakat ve yardımı rica edilir. İleri gelen bayanlarla baylardan mürekkep ve idare heyetine dahil azanın iştirakiyle bir "Tertip Heyeti"seçilir, piyangonun mesuliyet ve idaresi bu heyete bırakılır, piyango bu suretle bu zatların himayesine verilmiş olur. Mevcut eşyaya ilave edilecek eşya da bu heyet marifetiyle toplanır. Piyangonun yeri tayin edilir, reklamı yapılır, numara fişleri tespit olunur, eşyanın miktarı, numara ve fiş sayısı ile fiyatları, dolu ve boş miktarı, toplanan hasılat bir protokol ile zapt olunarak tertip heyeti tarafından imzalanır.
Hasılat derhal merkez veya kol veznesine teslim edilerek makbuzu alınır" şeklinde, bir eşya piyangosunun düzenlenmesi sırasında izlenecek yolu göstermiştir.
Aynı kaynakta kıymetli eşya piyangolarının bir müsamere, umumi çay, gezinti, konferans, yarış ve müsabakalar sırasında yapılmasının başarıyı ve geliri arttıracağı belirtilmektedir. Yine düzenleme için taşeron kullanılmaması istenilmektedir. Çocuk Esirgeme Kurumu eşya piyangolarının daha ileriki yıllarda, Çocuk Bayramına gelen günlerde yapmayı bir gelenek haline getirmiştir.
Gümrük eşyalarının kuruma verilmemeğe başlanması ve bir çok kurumun piyango düzenlemeye başlaması Çocuk Esirgeme Kurumunun gelirinin azalmasına neden olmuştur. 1953 yılında yapılan Genel Kurulda eşya piyangolarında yaşanan düşüşün nedeni ; "Her yıl 23 Nisanda çekilmesi mutat olan ve yüzde kırkı mahalli şubelere bırakılan eşya piyangosundan ilk sıralar Kuruma epeyce gelir sağlanmaktaydı. Ancak bu piyangonun muhtelif sebeplerle gittikçe rağbetten düştüğü müşahede edilmiştir.
Piyango bilet satışlarının yıldan yıla düşmesinin sebepleri arasında bilhassa şunlar sayılabilir. Son yıllarda, hayır kurumları, spor klüpleri, çeşitli dernekler, teşekküller bizimkine benzer piyango tertip etmişler; çoğu, ilan ettikleri tarihte piyangoyu çekmeyip uzatmalar yapmışlardır. Gerçi bizim piyangomuz hiç bir zaman uzatılmamış, zamanında çekilmiştir. Fakat, hangi müessese tarafından çekilirse çekilsin, halkımızda eşya piyangolarına karşı bir alakasızlık baş göstermiştir. Bu yüzden de gittikçe rağbet azalmıştır. Bu umumi rekabetsizlikten maalesef bizim piyangomuz da kurtulamamıştır." şeklinde açıklanmıştır.
EŞYA PİYANGOLARI (Sözlü Tarih)
Hatıralarım 1950’li yıllara dayanmaktadır. O dönemde gümrüklerden Çocuk Esirgeme Kurumu’na değişik malzemeler gelmektedir. Bilebildiğim kadarıyla çocukların kullanacağı malzemeler yuvalara gönderilmekte, bunlardan personele giyim yardımı yapılmakta kalan diğer malzemeler şu anda Çocuk Esirgeme Kurumunun iki katlı binasının altında olan depolarda toplanılmaktaydı. Gümrüklerde yakalanan mallar kamyonlarla Kuruma gönderilmekte ve tasnifi yapılarak çeşitli şekilde değerlendirilmekteydi.
Çocuk Esirgeme Kurumu yılda bir kez “Eşya Piyangosu” düzenlemekteydi. Piyango Salonu olarak Çocuk Sarayı Apartmanının altında bulunan salon kullanılmaktaydı. Piyango sırasında salonda izdiham yaşanmakta, salon hınca hınç dolmaktaydı. Buzdolabından başlayarak, tespih, çorap, ceket, palto, çakmak, dolma kalem çeşitleri, ayakkabılar, vb malzemeler piyangoya konulurdu. Gıda maddesi piyangoda bulunmazdı. Sanırım gelen eşyaların büyük çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ele geçen mallardı.
Piyango gazetelerde duyuruluyor ve genel merkezin veznesinde satılıyordu. Çekilişin olduğu gün herkes izlemeye gelebiliyordu. Biletlerde bir kısıtlama yoktu kimisi on bilet kimisi onbeş bilet alıyordu. Bugün İtfaiye Meydanı olarak geçen o dönemin Bit Pazarının esnafları piyangolara çok rağbet ederlerdi.
Çekiliş için camdan yapılmış her tarafı şeffaf bir küre kullanılırdı. Küre zaman zaman elle çevrilerek piyangoların devri daimi sağlanırdı. Piyangoyu alan vatandaşlar sıraya girer, kürenin başında bulunan üç görevliye gider elindeki piyangoyu verirdi. Diyelim ki beş çekiliş hakkı var kürenin başına gelir küçük metal boruların içine rulo şeklinde konulmuş kağıtları çekerdi. Piyangolarda hiç boş yoktu, beş bilet alınmışsa beş ayrı hediye kazanırdı. Çıkan hediye anında kişiye verilirdi. Hediyeleri bazı kişiler Bit Pazarı esnafına satar elde ettiği parayla gişeden tekrar bilet alır gelirdi.
Çocuk Esirgeme Kurumu Piyangosu çok ünlüydü, Ankara ve civar köylerden piyango çekilişi için gelen gruplar olurdu. Özellikle Haymana, Karaşar ve Kızılcahamam’dan çok fazla kişi gelirdi.
Çekilişler çok hararetli geçerdi. Piyango alanların yanı sıra büyük seyirci kitlesi bulunurdu. Benim katıldığım bir piyango çekilişinde sekiz veya oniki gözlü bir dondurma dolabı vardı herkes onun peşine düşmüştü. Görevliler zaman zaman heyecanı arttırmak için dolap çıktı der, piyangoya katılan kişi büyük sevinç yaşarken aman dolap değil çorapmış diyerek kahkahaların atılmasına neden olurdu. Piyangoda hiçbir şekilde kayırma yapılmaz çeken kişi kağıdı muhakkak kendisi açıp okurdu.
O dönemlerde Çocuk Esirgeme Kurumu Piyangosu büyük ilgi görüyordu. Gümrüklerden gelen malların fazla olduğu zaman depolarda toplanıyor piyangoya konuluyordu. İzmir Fuarında eşya piyangosu düzenlenmek üzere kamyonlarla eşya gönderildiğini biliyorum.
Hasip ŞARDAN 1937 Ankara doğumludur. Babası Hamdi ŞARDAN 1931 yılında Himaye-i Etfal Cemiyetinden dükkan kiralayarak “Kadıköy Şekercisi”ni açmıştır. Hamdi ŞARDAN’a “Ulusal Ekonomi ve Araştırmalar Kurumu”nca “Güzel İşinin Belgesi” olarak beş madalyalı bir taktir name verilmiştir. Dükkan o yıldan bu yana ara vermeden hizmet vermiş olup, Hasip ŞARDAN halen aynı yerde çalışmalarını sürdürmektedir. (Görüşme Tarihi: 14 Kasım 2005)
|